İsmi bilinmeyen malzemeyi alma süreci
İnsanı mahveden bir süreçtir. Elektronikten, hırdavata kadar her sektörde görülür. Özellikle yalnız yaşamaya başlandığında ortaya çıkar. Mesela evin muhakkak bir noktası, mecburmuş gibi bozulur ve sizi nalbur denen insan evladıyla karşı karşıya getirir. Bugün bile bir nalbur dükkanına girsem, oradaki malzemelerin yüzde 70'nin adını bilmem. Ama bu nalbura karşı işlenmiş büyük bir suçtur, onun size karşı üstün oynayacağı tek yer o dükkandır ve siz yeterli hazırlığı yapmadan kendi ayaklarınızla o deplasmana gitmişsinizdir.
- Selam
- Aleyküm selam evladım (dışarıya attığı iskemleden, ayağa kalkmadan)
- Amca bana şey lazım (şey ne lan)
- Ne lazım
- Kapıya takarsın hani
- Kilit
- Yok kapıyı tutsun diye
- Vida
- Yok amca, hani kapı açılıp kapanır ya (elle anlatmaya başlandığı an, işte o an mağlubiyet anıdır)
- Somun, çivi, zımpara
- E şıkkı hiçbiri lan amca, kapıyı tutar, kapının açılıp kapanmasını sağlar, duvara monte
- Dübel
Keşke yazları babam beni bir nalbura çırak verseydi de şu işkenceyi çekmeseydim diye geçirirken son anda bir zeka kıvılcımı parlar ve nalburun kapısındaki parça parmakla gösterilir.
- Aha menteşe diyon sen, desene evladım sabahtan beri, kaç tane lazımdı (içinden salaksın, memleketi bu gençlere mi emanet ettik diyerek bakar amca)
- Diyebilsem diyecem be amca, ver 50 tane, ölene kadar görüşmeyelim
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder