23 Ekim 2013 Çarşamba

Büyük Anadolu Sözlüğü

Büyük Anadolu Sözlüğü


Almanya: Dayıoğlunun, amcaoğlunun, hala ve teyze kızlarının yaşadığı memleket.

Arap: Peygamberimizin ümmeti. Zengin, fakat pis bir millet. Örn. Cümle: Cevahir'deki kadar Arab'ı Mekke'de görmedim.

Cami: Cuma kılınan ibadethane. Örn. Cümle: Caminin altındaki BİM'e Starwars oyuncakları gelmiş.

CHP: Din düşmanı, komünistlerin toplandığı parti

Domuz: Yiyenin karısını, kızını kıskanmadığı gavat hayvan.

Eşek: Eskiden yük taşımakta kullanılırken, teknolojinin ilerlemesiyle bu görevini Kangoolara bırakan, şimdilerde başlık parasını toparlayamayan bekar erkeklerin cinsel tatmin ve tecrübe kazanması amacıyla beslenen bir hayvan. Yaşlıları kesilerek sucuk yapılır.

Gitar: Bağlamanın büyüğü. Kız götürmek amacıyla Akdeniz Akşamlarının çalındığı müzik şeysi

İnternetler: Karı kız ve porno bulma aygıtı

İnşaat: Kat karşılığında müteahhite verilen arsada yapılan faaliyet. Seyretmesi çok zevkli. Örn. Cümle: Abi bu inşaatın temeline çok demir koydular, ben gördüm. 

İslam: En güzelini bizim yaşadığımız dinimiz

İstanbul: Taşı toprağı altın. En tarihi yerleri Esenler Otogarı, Ümraniye Meydanı, Bağcılar Çarşı, Cevahir AVM.

Kasaba: Köyün büyüğü. Örn: Kasabaya şehirden gelen memurların karıları azgın olur.

Köy: Kasabanın küçüğü

Rusya: Kocalarının portmantoda başka erkeğin şapkasını gördüğü an çıkıp gittiği gavat memleketi.

Siyaset: En çok yol ve camii yapana oy verilen bir sistem

Sosyal Medya: Türkiyemizin başarısını çekemeyenlerin Gezicileri örgütlediği yer


Turist: Kendi ayaklarıyla şehrimize kadar gelip buralarda konaylayan, yaşlı kadınlardan sabun, tarhana vs. alan enayiler. Kadın türleri vermeye hazırdır. Bağırmaları daha çok istediklerini gösterir. 

Üniversite: Sevişgen kızlı erkekli zengin çocuklarının gittiği, ilinizde açıldığı anda kiraları zıplatan, ev sahibine ve esnafın yüzünü güldüren büyük okul.







Şarj kriterleri


Şarj kriterleri


Herkes herkesten dertli, içen içmeyenden, Efes içen Tuborg içenden, çarşaflı türbanlıdan, türbanlı açıktan, açık daha açıktan, daha açık en açıktan. iPhone kullanan Samsung kullanandan, Samsung kullanan ortamı bozan Çin malı ucuz telefonlardan, Casper kullanan şakirtler hepsinden.

Huzursuzluk endeksi olsa Suriye ve Afganistan'ın toplamından fazla bir katsayı elde edilecek bu çorak ve acayip topraklar patlamaya hazırken bir türlü patlayamamanın kasvetini yol vermeyen aracın şoförünü döverek, karısını öldürerek atmaya çalışıyor. Ama nereye kadar. Bir ülke düşünün insanı SS Subayı kadar haşin, acımasız olsun, ama asgari ücretle çalışsın. Olmaz, olmamalı. Kötülüğün bile bir standardı olmalı. Gariban mahallede oturan çocuklar yangın musluklarının altında dans edebildiği için Amerika Birleşik Devletleri hala ayakta. Bizde aynı mahallelerde kadınlar sokakta halı yıkıyor. Olmuyor. 

Birbirimize niye mecburuz. Madem sevişmiyoruz, ayrılalım. 20 yıllık karı-koca bile iki celsede boşanırken bu inat niye. Kriterimiz de çok basit olsun. İki ülke yapalım. Şarj diyebilenler batıya, sarz, jarş, jarj ve türevlerini diyenler doğuya gitsin. Hepimiz huzur içinde yaşalım.







2 Ekim 2013 Çarşamba

Kalan



Onları -Rumları- kovaladıktan sonra
Kapattılar bir süre pasajı
Sonra onların dükkanlarına biz Türkler yerleşti
Tüm mitolojik figürleri çıkarıldı yuvalarından
Temizlenecek dendi
Tüm meslek tanrıçalarını
Demeter'i
Dike'yi
Artemis'i
Afrodit'i
Kirke'yi
Alıp rengarenk ellerinden
İbrişim
Fırfır saçak
Şerit fiskos çeken
Lir çalan tanrıları
Çekip aldık ellerinden
Düğme püskül ustaları
İpliksiz, kemersiz, ponponsuz
Fiskossuz, fırfırsız kaldı
Yıllar sonra açıldığında
Aynalı pasaj
Bir tek
Hristo Usta'nın vitrinindeki
Marilyn'in pliseli ak eteği kalmıştı
Mor renkle çürümüştü ak olan
Vitrinin anahtarı
Hristo Usta'da kalmış
Hristo Usta kaçmış Atina'ya
Belki bir gün gene döner mi
Buraya

Leyla Erbil, Kalan, S. 165-166