Başarılı bir iş görüşmesinin sırları şirket ile yapacağınız ilk telefon görüşmesiyle başlar. Kurumsal firma arıyorsa muhtemelen telefonda sizin görüşeceğiniz büyükbaş olmayacaktır. Arayan sekreter, asistan ya da bekçidir. Yani heyecan yapmanıza gerek yok. Endişelenmeyin telefondaki de sizin kadar gariban ve ona küfür etmediğiniz sürece işe alımınıza etkisi sıfır. Yine de efendi olun. Aslında buradaki en önemli mevzu iş görüşmesi saati. Gün olarak pazartesiyi seçmeyin. Perşembe, cuma iyidir. Müstakbel müdürünüz o günlerde daha bir relax, daha bir şeker hatta biraz insan olur. Görüşme saatini de sakın çok erkene aldırmayın. 8-10 arası müdürümüz yediği bol yağlı poğaçadan, içtiği boktan nescafeden dolayı reflüsünü azdırmış, keyfini kaçırmıştır. Karşısında Çalışkan Ahmet olsa kabul edilme ihtimali en az Serdar Ortaçsız yaz kadar düşüktür. Öğleden sonrayı da kabul etmeyin. Yemeğin ağırlaştırdığı müdür size tezgahta 3 gün kalmış palamut gibi baygın bakacaktır. Görüşme saatini saat 10-12 arasına alın, günlerden perşembe cumayı seçin. Dini hassasiyetleri olan bir firmayla konuşuyorsunuz cuma namazı saatini görüşme saati olarak önermeyin, www.namazvakti.com'dan bakın öyle konuşun.
Gelelim görüşme gününe: Akşamdan beyaz gömleğimizi kolalayıp ütülüyoruz. Sabun tozu ile yıkanan çamaşır kadar hiçbirşey güzel kokmaz. Giyecekleri hazırlama işini sabaha bırakmayın, yoksa muhakkak birşeyiniz ters gider. Acemilik dönemlerimde dolabı açıp beyaz gömlek bulamayıp kareli gömlek ve çizgili kravattan çok red yedim. Kareli gömlek-çizgili kravat iki yerde işe yarar. Makina mühendisi ve IT Personeli. Aradığınız pozisyonlar bunlar değilse bu kombiden uzak durun. Sade giyinin. Çok göze batmayın. Mümkünse sıkıcı olun. İşyerleri renkli, yaratıcı adam değil, verilen işi yapacak eşşek arar. Unutmayın. Kızlarımız biraz dekolte giyebilir. Ama kendi arabası yerine metrobüsle gidecek olan kızlarımız tacizlerden korunmak için dekolteden vazgeçebilir. Şu hayatta ne de olsa en önemlisi sağlık.
Görüşmeden 5 dakika önce orda olun. Gecikecekseniz de arayın. Size görüşme öncesi verilen formun tek amacı var. Maaş beklentisini öğrenmek. Talep ettiğiniz ücret kısmını boş bırakın. Maaş konusuna sonra gelicez. Şimdi ilk görüşmede şirketten ekmek yiyen sayısına göre 3 değişik kombinasyon var. Ya IKcılardan biri tek girer, ya müdürünüz olacak kamil tek girer ya da ikisi birden tek görüşme yaparlar. IKların girdiği versiyon en sıkıcısıdır. Çünkü IKcılar insanı 1882 yılında yazılmış adab-ı muaşeret kitabına göre değerlendirir. Mümkün olduğu kadar yere tükürmeyen, çöp atmayan, bir bayanı hela kapısında bekleyen, sol elle çatal, sağ ile bıçak tutan kibar, nazik biri olduğunuzu gösterin IK mülakatından geçersiniz. IKcı olmayan firmada görüşmeye kafadan müdür girer. Bu tip firmalarda kurumsallık yoktur. Genelde dedikodusu bol aile şirketleridir. Hem IKcı hem müdür giren şirketlerse ılık şirketlerdir. Sürprizi kendi içinde saklıdır. Denemeden göremezsin. Sürpriz seviyorsan durma devam et...
Üç ihtimalde de müdürle yapacağınız görüşme belirleyici olacaktır. Firma, iş ve sektör ile alakalı bilgilere internette önceden bakın. Moskova için olan pozisyona, işyeriniz Maslak bana yakın, ben de Sarıyer'de oturuyorum diyen kerizlerden olmayın. Bilgi seviyeniz yüksek ise utanmadan çekinmeden müdürünüze sergileyin. Müdürümüz sizin Kel Suat, Atom Rıza gibi bir takım oyuncusu olduğunuzu anlasın. Fakat adama ya da kadına korku salmayın. Sadece iş ile ilgilendiğinizi, gözünüzün onun mevkisinde asla olmadığı mesajını cilt altına çaktırmadan zerk edin. Bilginiz iş ile uyuşmuyor mu. Onun da kolayı var. Tam bir öğrenme manyağı olduğunu, gerekirse mesai bitse bile işi öğrenene kadar geç saatlere kadar kalabileceğinizi ısrarla söyleyin. Karşınızdaki müdürü bir bok sanmayın. O bu ufak mahallenin muhtarı ve tek işi işlerin tıkırında gitmesini sağlayıp muhtarlığının tehlikeye girmemesini sağlamak, çocuğun okul taksitlerini ödemek. İmkanını bulunca o da daha büyük bir mahalleye taşınacak. Hayat devam edecek. Yine de sen boktan adamsın demeyin. Sukunetiniz muhafaza edin. Çok espri yapmaya kasmayın. O yaparsa saatlerce gülmeyin. Nazikçe sırıtmanız yeterli. Sinir bozucu sorular sorup stres karşısında ne yapacağınız test edebilir. Yumruk indirmeyin, çay bardağı fırlatmayın. Fikrinizi söyleyin. Yeterli. Israr etmeyin.
Dönelim hayatın gerçeklerine, daha önce bahsettiğim maaş konusuna. Hiçbirşey söylememek, takdiri onlara bırakmak bir çözüm. Ama bu sefer de düşük maaşa razı olmak zorunda kalabilirsiniz. Benim çözümüm piyasa ortalamasının yüzde 20-30 yükseğini söyleyip pazarlık payı bırakmak. Tabii eğer iş astronot, atom parçalayıcısı, soğuk füzyoncu vs. gibi yüksek profilli birini gerektiriyor ve siz de o yüksek profile sahipseniz en az 15 bin net almazsanız enayisiniz.
Görüşmeden sonra 2 hafta sonra dönmeyen firmayı aramayın, paranıza yazık. Sizi isteyen firma zaten dönecektir. IKcıların her dediğini dinlemeyin, onlar sadece önemsenmek istiyor.
Görüşmelerle alakalı nacizane tecrübelerimi paylaştım, fakat bana sorarsanız en iyisi yine de merkezi bir yerde büfe.