10 Mayıs 2012 Perşembe

İlkbahar




İLKBAHAR

Işıksız mezarlarda  
Uzun zamandır düşledim  
Ağaçlarını ve mavi gökyüzünü  
Kokunu ve kuşlarının cıvıltılarını


Sonra bir anda 
Uzandın 
Parlak süslerinle  
Yıkanmışken ışıklarla  
Bir mucize gibi  
Hemen önümde
 
Beni tekrardan tanıyorsun  
Beni yavaşca baştan çıkarıyorsun  
Tüm vücudumu titretiyor  
Senin ulu varlığın


Hermann Hesse 

Çeviren: Ekrem Karadumanlı aka Varyemez Amca

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Türk olmanın yurtdışındaki en büyük artısı





Acı yok Raki, Ne var peki abi


viyana yıllarımdan bir efsane. türk bir arkadaşımın kardeşi onu ziyarete geldi. eleman itin teki. benim arkadaş geç saatlere kadar garsonluk yapıyor. benden rica etti. kardeşi oktay'ı viyana'nın eğlence mekanı bermuda dreieck'e yani şeytan üçgenine götürdüm. şeytan üçgeni demişken kaybolan uçaklar, kurban edilen kediler yok. barlar sokağı denebilecek bir yer. girdiğimiz yerde de jamaikalı dj ile samimiyet kurduk, kandaki artan votka-redbull karışımının etkisiyle en son hatırladığım bu jamaikalı dj ve ben halay pozisyonunda careless whisper'ı bağıra çağıra söylüyoruz.

saatler sonra gözümü açtığımda bir bankta yatıyordum. hava daha yeni yeni aydınlanıyordu. ulan emanet oktay nerde diye aranırken çimlerden oktay burada amına koyim diye bir ses geldi. oktay yoksa bir böceğe mi dönüştün, aynı kafka misali yani dedim ama oktay emlakçıydı. anlaşılan kafkayı hiç duymamıştı, ne saçmalıyon lan diyerek ayağa kalktı. cüzdanlar, saatler yerindeydi. ilk metroya binmek üzere durağa yürümeye başladık. o sırada önümüze 3 tane huri çıktı. oktay çeyrek ingilizce çok da türkçe laf atmaya başladı. abi bak burası türkiye değil, kızlara böyle laf atılmaz, polis çağırırlar, çok yanlış işler peşindesin dedim ama dinletemedim.

kızlar tramvay durağında durdu. o sırada bir insan azmanı kızların arkasında belirdi. eleman en az 1.90. üzerinde badicilerin giydiği türden bir atlet. volkan demirel'in sarışını dersem daha rahat ifade ederim kendimi. cüzdanını, anahtarlığını, telefonu çıkardı, kızların en güzeline şunları bir tut hele diyerek verdi. belli ki kızların arkadaşıydı, ama biz o kafayla o azmanı görmemiştik. ne oktay ne de ben ufak tefek adamlar değildik. ama abinin yanında sabri sarıoğlu gibi güdük kalıyorduk. derken bu eleman beni daha gözüne kestirmiş olacak ki kızlarıma laf attınız ve acısını çekeceksiniz diyerek beni itti. cenk vakti bu zamandır gayru deyip ben de guardımı aldım. gel de göster o zaman acıyı dedim. oktay'a da türkçe olarak eleman bana saldırdığı anda arkasından saldır, tutmaya çalış, başka şansımız yok diye seslendim. o anda bizim azman almanca türk müsünüz diye sordu. rocky pozisyonunu içselleştirmiş ben guardımı bile indirmeden yamuk ağzımla evet, ama sanane bundan diye cevap verdim. eleman bir an da yine almanca olarak arkadaş ben boşnağım, müslümanım, bize kavga yakışmaz, sizin de kızlarınıza aynısı yapılsa siz de benim gibi sinirlenmez misiniz dedi. dedim dostum haklısın, kusura bakma, içkiyi arkadaş fazla kaçırdı, biz de özür dileriz. öpüştük, koklaştık. türk olmanın yurt dışındaki tek artısı olan dayak yememenin verdiği boşalma hissi ile adriiaaaaaaaan diye bağırarak eve döndüm.

varyemez amca: o olaydan 3 sene sonra türkiye'ye döndü. gece hayatını bıraktı. iç huzuru akşamları evde dinlediği balina sesleri ile buluyor.

emlakçı oktay: hala beşiktaş tarafında emlakçılık yapıyor. itliği bırakmadı. bırakacak gibi de değil. satıcam diye anahtarını aldığı mafya babasının evini kumarhaneye çevirince eşek sudan gelinceye kadar dövüldü. ama akıllanmadı.

bosnalı azman: iki gece sonra başka türkler yine kız arkadaşlarına laf attı. bu sefer din, millet demeden adamları fena dövdü. 2 yıl cezaevinde kaldı. bu sene hacca gidecek.











100 Günde Entel Olma Rehberi







 entel olmak istiyorsun, kızlı ortamlarda güven içinde film, müzik, sinema mı tartışmak istiyorsun. bunları istiyorsun ama vaktin mi yok. işte bu rehber tam sana göre. oku, uygula, 100 gün sonunda artık sen de bir entelsin.

roman: böyle bir rehbere ihtiyaç duyuyorsan, kitap okuma alışkanlığının olmadığını düşünüyorum. o yüzden tavsiyem bir an önce aşağıdaki kitapların özetlerini bulman. sözlükte kitapların başlıklarına bir uğra, kitabın konusunu, kahramanlarını, dertlerini, tasalarını öğren.

az `spoiler` içerebilir.

- suç ve ceza-

yazar: dostoyevski

baş kahraman: raskolnikov

konu: para için iki teyzeyi öldürüp sonra suçluluk hissi ile yakalanma korkusu arasında kalan bir genç

- dönüşüm-

yazar: franz kafka

baş kahraman: gregor samsa

konu: insan olarak yatıp hamam böceği olarak uyanan gencin dramı

- oblomov-

yazarı: gonçarov

baş kahraman: oblomov

konu: götünü kaldıramayan tembel bir rus asilzadesinin dertleri

- savaş ve barış-

yazar: tolstoy

baş kahraman: piyer

konu: napolyon'un rusya'ya saldırması, üniforma giyen erkeklerin kadınlara çekici gelmesi

- ulysses-

yazar: james joyce

baş kahraman: bilmiyorum

konu: okuyan yoktur, sadece evde bulunsun yeterli

- tutunamayanlar-

yazar: oğuz atay

baş kahraman: selim ışık

konu: hayata karşı tutunamayan bir gencin öyküsü. aslında her türk entelinin olmak istediği karakterdir selim ışık.

- kürk mantolu madonna-

yazar: sabahattin ali

baş kahraman: raif

konu: tutuk raif efendi'nin alman maria'ya olan aşkı

- kara kitap-

yazar: orhan pamuk

baş kahraman: galip

konu: karısını arayan bir adamın hezeyanları

- aylak adam-

yazar: yusuf atılgan

baş kahraman: c.

konu: bir mirasyedinin aşk hayatı

-bulantı-

yazar: sartre

baş kahraman: antoine roquentin

konu: dünyadaki varoluşunu sorgulayan adamın baş dönmeleri

-şiir: nazım hikmet, orhan veli, özdemir asaf, edip cansever, cemal süreya ve attila ilhan ve murathan mungan'dan en az birer şiir ezberle

-müzik-

-klasik

-mozart: mozart'ın henüz 36 yaşındayken açlık ve sefillik içinde öldüğünü öğren. şimdilik türk marşı ve saraydan kız kaçırma sana yeter

-beethoven: ben dünyaya insanları eğlendirmek için gelmedim diyen asabi bir adam. 5 ve 9. senfonileri bir dinle. zaten tanıdık gelecek. ay ışığı sonatı da mühimdir. vakit bulursan neden olmasın.

-verdi, puccini, rossini: hani öküz gibi bağırıyor bu adamlar diyorsun ya. işte ona opera diyoruz. en baba eserleri yukarıda saydığım 3 adam verdi onlardan biri de verdi (böyle harf oyunlu cinlikler yap arada, zeki desinler). youtube'a turandot, aida, sevil berberi yaz, dayanabildiğin kadar dinle.

-tenor: futbolda en önemli mevki 10 numaraysa, opera'da da en önemli mevki tenordur. pavarotti, domingo, carreras mühim adamlar. pavarotti geçende öldü, hatta türkiye'ye 50 yıl önce gelip beğenilmemişti. entel ortamlar böyle gizli bilgileri sever. yeri gelince kullanırsın.

-rock

bilmen gereken binlerce grup var. 100 gün sınırlı bir süre. saçma da olsa en iyi 100 rock parçası gibi listeler var, parçaları bul, indir. ama yine de bir kaç önemli isim yazarak yardımcı olayım.

-the beatles: beatles'da dikkat edilecek en önemli nokta help albümüne kadar olan beatles'ı sevmemektir. ondan sonraki white album, revolver, abbey road sevilmelidir. john lennon, paul mccartney kapışmasında john lennon'ı tutmalısın.

-the doors: hemen filmini bul seyret. jim morrison şair, ozan. hatta 27 yaşına geldin, ölmedin mi geyiklerinin ortaya çıkmasındaki gizli güç. neden mi. çünkü 27 yaşında öldü de o yüzden. yine muhabbetini kurtaracak gizli bilgi: stüdyoda oral seks yaptırırken şarkı söylüyormuş.

-metallica: burada durum karışık. çok seviyorum dersen entel de görünebilirsin, dallama metalci yaftası da yiyebilirsin. metallicada da genç ölen biri var. cliff burton. sonra grup çok bozdu zaten.

-rolling stones: beatles iyi çocukken bunlar kötü çocuk olarak ortaya çıktı. dinlemen gereken parçaları satisfaction, angie. mick jagger hiç mi yaşlanmaz canım.

-pink floyd: en son serdar ortaç'ın coverladığı dev grup. saykodelik rock'ın babası. bunlarda da erkenden kaybolan bir eleman var. adı syd barrett. roger waters gruba ihanet etti, sevilmeyecek.

-led zeppelin: stairway to heaven, whole lotta love, heartbreaker muhakkak dinlenmeli. hard rock nedir tartışmalarında  hard rock led zeppelin ile başlamıştır diyerek tartışmaya gir. prim yaparsın. deep purplecılar fazla konuşmasın. grubun erken ölen elemanı ise efsanevi davulcu bonzo. nasıl bir davulcu olduğunu moby dick'i dinleyerek iyice kavra.

-jimi hendrix: 27 yaşında ölen diğer efsane. solaktır. en iyi gitarist kim tartışmasının cevabı. purple haze ve hey joe'yu müzik marketlerden ısrarla iste.

-bob marley: özgürlük, marihuana, rasta, bir de no woman no cry. akm'nin orda posteri satılıyor. odana asman lazım.

-jazz: caz konusunda isimler çok önemli değil. kimi dinlersen dinle, yeteri kadar entel görüneceksin zaten.

-türkçe müzik: yeni türkü, ezginin günlüğü dinlenmeli. biraz orhan gencebay kültür mozağini tamamlar.

-fotoğraf:  fotokritik'e üye ol. kedi, sümüklü çocuk, yaşlı nine fotoğrafları çek. ben fotoğraftan anlamam deme. fotoşop senin de içindeki ara güler'i dışarı çıkaracak korkma.

-sosyal medya: ekşi, facebook, tweeter üçlüsüne üye ol, sosyalleş. bir de blog yaz. baba ile gidilen ilk maç, annenin ağlaması, eski sevgilinin evlendiği gün hissedilenler konusunda yazacağın yazılar seni hem entelleştirecek, hemi de duygusal görüneceksin.

-yeme, içme: bol salata, meze yiyebilirsin. balıkları tanımak mühim. lüfer'e levrek dediğin gün tüm çalışmalarımız boşa gider, benden söylemesi. kırmızı et az yemelisin. tavuk olabilir. son trend bir de boktan esnaf lokantası keşfetmek oldu. tabii ki rakı içmelisin. organik pazar cumartesi günü bomonti'de kuruluyor.

-tatil, gezi: kız alacaksan çerkes, otel bulacaksan butik olacak. tatil yöresi olarak sana bozcaada, olimpos, kelebekler vadisi diyorum, başka da bir şey demiyorum. unutmadan bodrum çok bozdu.

-siyasal görüş: atatürk'ü sev, ama atatürkçü olma. akp'nin yaptığı bazı işleri takdir et, ama oy verme. liberal ol, ama komünizme de saygı duy. oyunu yüzde 1'in üstünde oy alacak bir partiye sakın verme. bu seni sıradanlaştırır, camiadan atılırsın.

-sinema: bilmen gereken filmler baba serileri, esaretin bedeli, matrix, dark city, star wars, lord of the rings, vertigo, lost highway, eternal sunshine of spotless mind, pulp fiction, big lebowski, requiem for a dream, inception, annie hall, iyi, kötü, çirkin. aslında çok daha fazlası var ama rehberimizin adı 100 günde entel olmak. süre kısıtlı. sen yine de araya bir kaç tarkovski, bergman, nuri bilge sıkıştır.

-tiyatro: caz için söylediklerim tiyatro için de geçerli. ne seyretsen entel oluyorsun.

önerilerimi uygula,  verdiğim isimlere çalış, hatta bakarsın umduğundan daha da güzel geçer yaz.


not: varyemez amca olarak ekşi sözlük'e yazdığım bir entriydi bu. ekşi sözlük'ten taşınırken getirdiğim de ilk yazı bu oldu. birçok yerde karşınıza çıkabilir. ancak benim tarafımdan 100% el değdirilerek yazılmıştır.